Kıymetli Tuz
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel
zaman içinde, kalbur saman içinde... Pire berber iken, deve tellal
iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken.
Tıngır elek, tıngır felek demişler, bu masalı şöyle anlatmışlar.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zamanda bir padişah ile bunun üç kızı
varmış. Bir gün bu padişah kızlarını başına toplamış, beni ne kadar
seversiniz? Demiş. En büyük kız dünyalar kadar, ortanca kızı kucak
kadar, küçük kızı da tuz kadar severim demiş.
Padişah küçük kızın cevabına çok sinirlenmiş, insan tuz kadar
sevilir mi demiş, ardından küçük kızını cellada teslim etmiş.
Cellat, kızı kesmek için dağa götürmüş. Kız cellada yalvarmış, sen
de babasın, bana kıyma demiş. Cellat, kızın yalvarmalarına
dayanamamış, onun yerine bir hayvan kesmiş, kızın gömleğini kesilen
hayvanın kanına bulayıp padişaha getirmiş.
Küçük kız yollara düşmüş. Az gitmiş, uz gitmiş, bir köye ulaşmış.
Orada köyün zenginlerinden birine kul köle olmuş, büyümüş, çok güzel
bir kız olmuş. Güzelliği ilden ile, dilden dile yayılmış, kısmet bu
ya bir başka padişahın oğluyla evlenmiş.
Aradan bir hayli zaman geçmiş, başından geçenleri kocasına anlatmış,
babamları yemeğe çağıralım demiş. Kocası da olur demiş. Gereken
hazırlıklar yapılmış, padişah babası ziyafete çağrılmış.
Kızın padişah babası söylenen günde avanesiyle birlikte ziyafete
gelmiş. Padişah ve beraberindekiler sofraya oturduğunda yemekler
sırayla gelmeye başlamış. Ama kız, aşçısına bütün yemeklerin tuzsuz
olmasını tembih etmiş. Padişah hangi yemeğe saldırdıysa eli geri
gitmiş, yemeklerin hiçbirini yiyememiş.
O sırada küçük kızı padişahın sofrasından ayağa fırlamış. Padişahım,
duyduğuma göre sen küçük kızını seni tuz kadar seviyormuş dediği
için öldürtmüşsün demiş. Padişahın söz söylemesine fırsat vermeden
işte o küçük kız benim demiş ve bütün yemekleri tuzsuz yaptırdım ki
kıymetimi anlayasın sözlerini eklemiş.
Padişah yaptığından utanarak küçük kızının boynuna sarılmış, tuzun
ne kadar kıymetli olduğunu anlamış.
Ondan sonra yeni bir dönem başlamış.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.