| # | Bilmecer - 4 | Cevabı |
| 1 | Bahçelerde üzerlik, başındaki al terlik, yeni mi evlenmiş bu yiğit, ne bundaki güzellik? | |
| 2 | Çıt demeden çalıya düşer? | |
| 3 | Dilim dilim nar; dizime kadar kar, uçtu keklik kaldı dilber. | |
| 4 | Yer altında kırmızı minare. | |
| 5 | Attım rafa, bir kuru kafa. Yemesi tatlı, maymun suratlı. | |
| 6 | Küçücük al yastık, içine un bastık. | |
| 7 | Sapı var keser görmedik, unu var değirmen görmedik, donu var terzi görmedik. | |
| 8 | Küçücük nişatır, dünyayı giydirir, kuşatır. | |
| 9 | Aheste aheste, bülbül kafeste. Yem yemez, su içmez, böyle nevreste. | |
| 10 | Aktır tarlası, karadır tohumu. El ile ekilir, dil ile biçilir. | |
| 11 | Gelen Leyla, giden Leyla, ayak üstü duran Leyla. | |
| 12 | Altı tahta, üstü tahta içinde bir karafatma. | |
| 13 | Yer altında bulgur kaynar. | |
| 14 | Bir küçücük kumbara, zahire çeker ambara | |
| 15 | Allah yapar yapısını, demir açar kapısını. | |
| 16 | Dağdan gelir, taştan gelir; kıçı açık enişten gelir. | |
| 17 | Ben ne idim, ne idim; samur kürklü bey idim. Felek beni şaşırdı, küllüklere düşürdü. | |
| 18 | Beyaz ile başladım, yeşil ile işledim; al ile bitirdim; cümle aleme yetirdim. | |
| 19 | Bir kuyum var; hep içine, hep içine. | |
| 20 | Elde yapılır, ete takılır. | |
| 21 | Bir kızı var, biz gibi; kıçı çuvaldız gibi. Kırk kat esvap içinde, yine içi buz gibi. | |
| 22 | Benim bir evim var. Sivridir ucu, taştır dışı, boştur içi. | |
| 23 | Etrafına sur çekilmiş, ortasında nuru var. Kendi kendin yer bitirir. Böyle pis bir huyu var. | |
| 24 | Anne beni ağlatma, kanlı yaşım damlatma, yakut gibi diziliyim, kandil gibi asılıyım. | |
| 25 | Hanım cama dayandı; cam kırıldı al kanlara boy andır. | |
| 26 | Abdest alır, namaz kılmaz | |
| 27 | Hevaidir, hevai yüksek yapar yuvayı, kuyumcular dökemez, ipekçiler yapamaz. | |
| 28 | Kısacık boylu, mor kadife donlu. | |
| 29 | Çın çın hamam, kubbesi tamam, bir gelin aldım, babası yaman. | |
| 30 | Bilmece bildirmece, el üstünde kaydırmaca. | |
| 31 | Odaya götürsem ağlamaz, sofraya götürsem ağlamaz, ocağa götürsem ağlar. | |
| 32 | Kardan beyaz, şekerden tatlı. Kadınlar bilir tadını, erkekler bilir adını. | |
| 33 | Bir ağacı oymuşlar, içine nağme koymuşlar. Yanılmış yalan söylemiş, kulağını burmuşlar. | |
| 34 | Yapan satar, alan kullanmaz, kullanan görmez. | |
| 35 | Sular harhara gider. Ölü mezara gider. Anası toprak içinde oğlu pazara gider. | |
| 36 | Dağdan gelir, taştan gelir, bir yularsız aslan gelir. | |
| 37 | Kat kat amma katmer değil, kırmızı amma elma değil. | |
| 38 | Bir oğlum var; gelen öper, giden öper. | |
| 39 | Çat burada, çat kapı arkasında. | |
| 40 | Çarşıdan alınmaz, bohçaya konulmaz, ondan tatlı birşey olmaz. | |
| Billurdan bir havuz, içinde bir kılavuz, ağzında sarı yavuz. | ||
| Bir küçücük sil taşı, içinde bekler aşı. Pişirirsin aş olur, pişirmezsen kuş olur. |